Değerli Okurlarım;
3 Aralık Dünya Engelliler Günü… Yıllardır takvimde duran bir tarih gibi görünse de, aslında toplumun vicdanını, yaşam alanlarını ve eşitlik anlayışını ölçen en ciddi günlerden biridir. Bu yıl özellikle “boyama günü” temasıyla anılması, bize basit gibi görünen bir etkinliğin altında yatan derin bir mesajı hatırlatıyor: Herkes aynı renklerle başlayabilir, önemli olan o renkleri birlikte çoğaltabilmektir.
Balıkesir, bu konuda Türkiye’nin birçok şehrinden daha duyarlı adımlar atan yerlerden biri. Gerek belediyelerin erişilebilirlik çalışmaları, gerek gönüllü grupların saha faaliyetleri, gerekse okullarda düzenlenen farkındalık programları, aslında şehrimizin bu konuda güçlü bir bilinç taşıdığını gösteriyor. Ancak yine de hepimiz biliyoruz ki eksiklerimiz hâlâ çok. Kaldırımlar, sosyal alanlar, toplu taşıma… Birçok noktada hâlâ “dengeyi” sağlamakta zorlanıyoruz.
Engellilik, bir bireyin değil; toplumun sınavıdır. Bizler o sınavı, sokakta yürüyen bir tekerlekli sandalye değil, o sandalyenin engelsiz ilerleyip ilerlemediğine bakarak geçeriz. Bir görme engelli için şeritler doğru mu döşenmiş, işaretlemeler doğru mu konulmuş? İşitme engelli bir birey kamusal alanda iletişim kurmakta zorlanıyor mu? Asıl mesele budur.
“Boyama günü” temasının bize söylediği şey çok daha net:
Hayatı yalnızca siyah ve beyaz gören bir toplum olamayız; herkesin kendi rengini özgürce kullanabildiği bir yaşamın peşinde koşmalıyız.
Balıkesir’de bugün birçok çocuk, öğretmenleriyle birlikte renkli boyalarla engellilik üzerine resimler yapıyor. Belki bir çocuğun çizdiği sarı bir güneş, bir başkasının çizdiği geniş bir yol, hepimize büyük bir hatırlatma niteliğinde: Engelsiz bir yaşam, önce zihinde başlar.
Bu yüzden bugün, yalnızca bir farkındalık günü olarak kalmamalı. Evlerimizde, iş yerlerimizde, sokakta yürürken, bir binaya girdiğimizde, bir toplu taşıma aracına binerken… Kısacası hayatın içinde her adımda “ben olsam” diye düşünmeliyiz. Çünkü engellilik, bir kişinin değil; hepimizin ortak gerçeği.
Değerli okurlarım;
Boyadığımız her sayfada, attığımız her adımda, kurduğumuz her cümlede biraz daha eşit, biraz daha duyarlı olursak, Balıkesir de Türkiye de çok daha yaşanabilir bir yer haline gelir. Bu dünyanın renklerini çoğaltmak bizim elimizde.
Bugün bir renk seçin…
Ve o rengi herkes için güzel bir şeye dönüştürün.